NLP Kişisel Gelişim Uzmanlığı

 

“Bütün zorlu yollar bir küçük adımla başlar.” - Lao Tzu

Şimdi NLP’nin ne olduğuna, kimler tarafından yapılandırıldığına, tarihçesine ve yaşamda somut olarak ne işe yaradığına değinmeden önce hangi amaçlarla, hangi alanlarda kullanıldığına bakalım. 2004’den beri uygulamakta olduğum NLP teknikleriyle, insanların, istek ve kararlılıkla başvurduklarında, yaşamlarını değiştiren, engelleri aşmalarını, başarılı olmalarını sağlayan, rahatlatan, mutluluk verici başarılı sonuçlar aldım. NLP tekniklerinin başarıyla uygulandığı başlıca alanlar:

 

– Sınırlamaların ötesine geçmek

– Duygu kontrolü

– Olumsuz duyguların ve anıların temizlenmesi

– Sınırlayıcı inançların değiştirilmesi

– Korkularla baş etme

– Uçak, sınav v.b. korkuları (fobi) yenmek

– Suçluluk duygusu

– İstenmeyen bağımlılıklardan kurtulma

– İlişki sorunları

– İstenmeyen alışkanlıkların değiştirilmesi

– Affetme

– Allerjik reaksiyonlar

– Özgüven yükseltme

– Bireysel ve profesyonel başarı

– Bakış açısı değiştirme

– Davranış geliştirme

 

Tüm bunlar ve benzeri konular öngörüşmede anlaşmaya varılarak 4-6 seansta çözümlenir. Önemli olan tek husus, hizmet almak isteyenlerin, üstünde çalışmak istedikleri konuda istekli, kararlı ve yeterince tatminsiz olmalarıdır.

 

NLP Nedir?

 

Nöro-Linguistik Programlama, zihin-dil arasındaki sürekli etkileşimin davranışlarımıza nasıl yansıdığını tarif eder ve insan yaşamında en etkili üç unsura odaklanır:

 

Nöro: Nörolojik sistem, vücudumuzun fiziksel fonksiyonlarını nasıl yerine getirdiği ve beş duyu organımızdan gelen bilgileri işleme tarzı ile ilgilidir.

 

Linguistik: Kullandığımız dil çevremizle ve kendimizle nasıl iletişim kurduğumuzu ve buna bağlı olarak yarattığımız etkiyi belirler.

 

Programlama Bilgisayar bilimlerindeki programlama kavramından alınmıştır ve hepimizin fark etsek de etmesek de sürekli kullandığımız zihinsel süreçlere karşılık gelir.

 

Ne zamandan beri?

 

NLP, 1970”li yılların başında John Grinder (dilbilimci) ve Richard Bandler (matematikçi- Gestalt terapist) tarafından Amerika’da oluşturuldu. NLP, ”Konusunda yetkin biri ile mükemmel biri arasındaki fark nedir?” sorusuna yanıt arama çalışmalarının ürünüdür. Bu soruya yanıt aranırken, dallarında üstün performans sergileyen Fritz Perls (Gestalt terapinin kurucusu), Virginia Satir (Aile terapisti) ve Dr. Milton Erickson (psikiatrist, ‘American Society of Clinical Hypnosis’’in kurucusu) gibi kişiler seçilerek bu kişilerin sözel ve davranışsal yaklaşımları incelendi. Amaç, mükemmelliğe nasıl erişildiğinin belirlenerek bunun herkes tarafından öğrenilebilir/uygulanabilir hale getirilmesiydi. İşte ‘modelleme’ denilen bu yöntemle dünyada çok sayıda kişinin yaşamının kalitesini yükseltmek mümkün olmuştur.

 

Nasıl?

 

Grinder ve Bandler kullandıkları modelleme teknikleri ve kişisel katkılarını, beyin- dil-vücut arasındaki ilişkiyi sembolize etmek için ”Nöro-Lingüistik Programlama” olarak isimlendirdiler. Günümüze kadar NLP kapsamında, psikoterapi, eğitim, sağlık, iş hayatı, yaratıcılık, yöneticilik, satış, liderlik… gibi çok geniş bir yelpazeye yönelik çeşitli iletişim – değişim becerileri ve etkin yöntemler geliştirildi ve geliştirilmeye devam ediyor.

 

NLP, çıkış noktasının da etkisiyle, birçok kaynakta ‘mükemmelliğin bilimi/değişimin sanatı’, ‘mükemmellik yapısı üzerine çalışma”, ‘performans teknolojisi’, ‘istediğiniz sonuçları elde etme yöntemi’ gibi tanımlarla anılmaktadır. Davranış düzeyine ağırlık vererek kestirme sonuçları öne çıkarmak NLP’yi eksik tanımak olacaktır. İnsan davranışı ve görünen sonuçlarının ardında, aslında çok katmanlı bir yapı vardır. Daha üst düzeyde NLP, kişisel inanç, misyon ve vizyona odaklanmaya, sadece birey olarak değil, daha büyük sistemlerin (aile, toplum, evren) bir elemanı olarak insanı anlamaya yönelik bir çerçeve sunar. Bu çerçevede NLP uygulamaları her biri yaklaşık 90 dakikalık yüzyüze görüşmelerle gerçekleştirilen bir süreç çalışmasıdır.

 

Modellemenin Felsefesi

 

Davranışlarımızı, başardıklarımızı, kısacası tüm yaptıklarımızı bırakın takdir etmek, farkına varmaya bile pek alışık değiliz. Her insanın başarılı sonuçlar aldığı farklı davranış, tutum ve eylemleri vardır. Bunların pek çoğunu nasıl yaptığımızı bilmiyoruz. Kimi zaman aldığımız sonuçlara biz bile şaşırıp kalıyoruz. Oysa ‘Nasıl yapıyorum?’ sorusuna cevap verebilsek, yani stratejilerimizi çözebilsek böylece bir kılavuz oluşturabiliriz.

 

Varsayımlar

 

NLP”nin tüm model ve teknikleri özünde iki temel varsayıma dayanmaktadır :

 

1. Harita yaklaşımı: Çevremizden, sürekli olarak, işleyebileceğimizden çok daha fazla miktarda uyarı alırız ve bu bilgileri kişisel filtrelerimizden geçirerek algılarız. ‘Kişisel filtre’, insanın yapısına, düşünce tarzına, inançlarına, o anda içinde olduğu fiziksel/fizyolojik-ruhsal- duygusal duruma bağlı olarak değişir. Yani bir başka deyişle, biz çevreden gelen uyarıları hep kendi yorumumuzu katarak algılarız. Dolayısı ile mutlak gerçeği değil, algıladığımız gerçeği bilir, ona göre davranırız. Herkesin kendine göre oluşturduğu bu ‘gerçek’lere ”harita” (veya nöro-lingüistik harita) diyoruz. Davranışlarımızı kısıtlayan ya da çeşitlendiren de bu haritalarımızdır, mutlak gerçekler değildir ve değiştirilebilir.

 

2. Sistem yaklaşımı: Gerek insanın kendi içindeki süreçler, gerekse diğer insanlarla ve çevresiyle etkileşimi sistemseldir. Kişiler, toplumlar ve evren, birbiriyle sürekli etkileşim halinde bulunan karmaşık bir sistemler ve alt-sistemler bütünü oluşturur. Bu sistemin herhangi bir parçasını sistemden ayırmak olanaklı değildir. NLP varsayımlarına göre insanların tam ve doğru olarak gerçeği bilmesi mümkün değildir. Bu durumda amaç, ‘doğru harita’yı oluşturmak değil, sistem yaklaşımına uygun en zengin haritayı oluşturmaktır. Bir sorun karşısında ne kadar çok davranış alternatifi varsa başarı şansı da bu çeşitlilik oranında artar. Mükemmel kişiler, çok çeşitli bakış açıları ve çok sayıda davranış seçenekleri içeren haritalara sahip olan kişilerdir. NLP, bize bakış açılarını ve davranış seçeneklerini artırma, zenginleştirme yöntemleri sunar. Çok seçenek sahibi olmak kişiyi mükemmelliğe yaklaştırırken, çok çeşitli bakış açılarına sahip olmak da olgunlaştırır.