Profesyonel Koç Narınç Ataman ile gerçekleştirdiğimiz buluşmalarımızda herşeyden önce
kendi kendimi anlamaya başladım. Çoğu zaman kendi düşüncelerimi kontrol edebilecek
kapasitede olduğumu farkettim. Bunu fark ettikçe daha rahat ve serin kanlı olmaya başladım.
Kalabalık düşünceleri ayıklayıp, istediğimin ne olduğunu farkedince kendiliğinden
isteklerime odaklandığımı gördüm. Odaklandıkça isteklerime daha da yaklaştığımı, hayatımda
olumlu değişikler olduğunu halen gözlemlemekteyim. Gözlemledikçe yaşam ile ilgili
motivasyonum daha da artmakta. Aynı zamanda da insana bu kadar huzur veren, güler yüzlü,
cici bir insanla koçluk görüşmelerimi sürdürmenin keyfini çıkardım. Çıkartmaya da devam
etmek niyetindeyim. Çok teşekkür ederim!

 

(Z. Tekin, Miami)
 


Günümüzde son derece kompleks ve zorlu bir şekil alan iş hayatı benim gibi iş hayatının
nispeten başında olarak değerlendirilebilecek genç yöneticileri zihnen oldukça zorlamakta. Bu
yüksek yaşam temposunda hem iş hayatımızda hem de özel hayatımızda pek çok problem ile
karşılaşmaktayız. Bu problemlerin pek çoğunu çözebilecek kapasiteye ve donanıma sahip
kişiler de olsak, probleme doğru açılardan yaklaşmamak, iletişim kuramamak, ön yargılı veya
sadece kendi perspektifimizin dışına çıkamamak gibi yaptığımız basit ama majör hatalar ile
problemler çözümden uzak düşmekte ve bizleri iyice bunalmaktayken, bahsettiğim bu hataları
Narınç Hanım ile yaptığımız koçluk seanslarında fark ettim ve bu hataları düzeltmenin
yollarını yine Narınç Hanım’ın yardımıyla kendim keşfettim. Narınç Ataman’la, benim
talebin doğrultusunda, bir adet İş Hayatına ilişkin ve bir adet de Özel Hayatıma yönelik 2 adet
Koçluk seansı yaptık. Aslında koçluk seanslarının da en büyük keyfi önemli bilgiler almadan
farkındalıkla sorunlara kendimizin çözüm getirmesi ve vizyonumuzu genişleterek kendimize
olan güvenimizin artması. Narınç Hanım’ın pozitif yaşam anlayışı ve deneyimi ile, yaşı ve
sosyal statüsü ne olursa olsun herkese değer katacağını düşünüyorum. Kendisine bu yazımla
tekrar teşekkür etmek istiyorum. Saygılarımla, 

 

(R. Doruk COŞKUNSU Yönetim Kurulu Üyesi / Finans Müdürü DORCE Prefabricated Building Construction Industry Trading INC.)

 

 


Hayata renk katan KOÇLUK “Gittim,gördüm ve yendim” sözü Julius Sezar tarafından
söylendiyse benim KOÇLUK deneyimim için en iyi ifade “İnanmazdım,yaşadım ve
algıladım” olacaktır. Kategorize etmeden, sınıflandırmadan, yaftayı yapıştırıp size isim
koymadan, motive eden bir teknik. Hayatımızda yaşadığımız, kendimizce çözüm
bulduğumuzu sandığımız veya çözümsüzlük deryasında yol aldığımız olguları başka bir
objektif le bize sunma metodu. Koçlar, bunu fark ettirmeden size sunuyorlar. Siz hayatınıza
yeniden bakma imkanı bulup, seçeneklerden en doğrusunu görme şansını elde ediyorsunuz..

Nihai karar, elbette yine size ait. Dayatma veya ‘en doğrusu budur’ ısrarı yok. Sizin sıfatınız
“hasta”, “süje” veya “denek” değil, sizin isminiz, kişiliğiniz ve sizi siz yapan değerler.
Herhangi bir değişim beklentisi yok, bunun için bir zorlama da yok. Ancak siz isterseniz,
gelişim gerçekleşiyor. Elbette, her güzel deneyim gibi, bunu yaşayanların sözleri yeterli değil,
sizlerin bizzat yaşamanız gerekir. Narınç Ataman’la yaşadığım koçluk sürecini ben ne kadar
anlatsam, yetersiz olacaktır. Koçluk hakkında söylenenleri unutun ve bu deneyimi kendiniz
yaşayın. Hayatınızın soluk renkleri canlanacaktır. 

 

 

(Esra İnal, Bilkent Üniversitesi Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Öğretim Görevlisi)

 

 


Koçluk sistemi aslında herkesin umduğundan daha kısa sürede kendini iyi hissetmesi ve
yaşama daha pozitif, güçlü, kendinden emin ve güvenli bir şekilde bakmasını sağlayan bir
sistemdir. Bunun için öncelikle kişinin farkında olması gerekir. Hayattan istekleri ve
beklentileri adına kendisinin en büyük kaynak olduğunu kişi iki veya üç seans sonrasında
hissediyor. Hayata bakış açınızın değiştiğini, ayaklarınızın daha sağlam yere bastığını fark
ediyorsunuz. Kendinden emin ve hedeflerinize yönelik hareket ediyor oluyorsunuz. Kendi
içinize yönelerek, mantığınız, duygularınız, istekleriniz doğrultusunda aslında önceden sizi
rahatsız eden duygulardan arınmış bir düzende ilerlerken kendinizi buluyorsunuz. Bu noktada
doğru insanlarla karşılaştığınız gibi istediklerinizi de yaşamaya başladığınızı, aslında bunların
hepsini kendinizin oluşturduğunu görebileceğiniz noktaya gelmeniz ise sekiz seans. Narınç
Ataman’la bu yola çıkmadan önce değişmem gerektiğini bunun yani sıra hayatımın da
değişmesi gerektiğini düşünüyordum. Mutluluk, kendime verdigim değer, yaşananlara bakış
açım, direncim, kendimle ve karşılaştıklarımla yüzleşmelerim… Artık kendim için birşeyler
yapmam gerektiğinin farkına vardım. Kendi yöntemlerimle bunu senelerce denedim ve
yapamadım. Günümüzde birçok insan psikolojik destek alıyor. Ben böyle bir yolu tercih
etmiyorum çünkü herkes en iyi kendini tanır. Marifet içimizdekini ortaya çıkarabilmek! Ama
koçluk hakkında bir bilgim yokken, ilk görüşmeye giderken ne kadar işe yarayabileceği
konusunda çok emin değildim. Hatta gitmesem mi, diye düşündüm… Ancak ikinci
görüşmeye sanki sevgilimle buluşacakmışım gibi heyecanla gittim ve o bir hafta geçmek
bilmedi… İçimdeki gücü her görüşme sonrası daha çok hissettim, bazen hayatımın ilerleyen
yıllarında nasıl olabileceğimi dahi gördüm. Şimdi sanki kendimi her yaşanılan ya da
yaşanacaklar konusunda televizyondan izliyor gibiyim. Sonunu bildiğim bir film gibi…. Ve
mutlu son  Şimdi sadece değer verdiğim ve değer gördüğüm insanlarla mutlu bir dünyam
var … Huzur, başarı, sukünet, anlayış, hoşgörü, mantık, duygu arınmış bir şekilde benimle.
Kendim için ve etrafımdaki tüm insanlar için elimden geleni yapıyorum hatta yardım amaçlı
bir kuruluşa üye olmak üzereyim:)) Seanslarda yol arkadasınızın varlığını, bazen kendi içinize
çok inebildiginiz noktalarda hissetmediginiz gibi, hissettiğiniz anlarda da sanki sizin
kalbinizde ya da beyninizdeymiş duygusunu yaşıyorsunuz. Ben denedim ve kazanan oldum.
Sevgiyle kalın.  

 

(İncigül Baydar, Öğretim Görevlisi)

 

 


Hayatımda aldığım en doğru kararlardan biridir hayat koçuna gitmek. Biraz tesadüf, biraz da
evrene gönderdiğim “olumlamalar” diyelim, koçluk hakkında kulaktan dolma birkaç bilgi
dışında bir şey bilmiyordum ki, yolum çok şükür Narınç Ataman’la kesişti. Koçluğun ne
olduğunu kendisiyle gerçekleştirdiğimiz seanslar süresince daha iyi kavradım. Koçluğun
birini taşımak değil el ele yürümek olduğunu, tüm bu sürecin aslında sıradan bir psikolojik
destekten öte insanın kendi özüne yaptığı bir yolculuk, bir keşif olduğunu anladım. Koçluğun
yararlarını burada sıralamam mümkün değil. Hani “anlatılmaz, yaşanır” derler ya, tam da öyle
işte. Ama şunu söylemeden geçmemeliyim; kendi kendimize yaptığımız olumlamalar, pozitife
odaklandığımız anlar ve tüm bu bireysel çabalar bir kenara, iki kişinin yaşadığı bu özel
süreçte ortaya çıkan sinerjinin gücü çok başka. Seanslarda yaşadığımı, içimdeki enerjinin
adeta bir aynaya çarparak bana katlanarak geri dönmesi olarak tanımlayabilirim. Yine de

herkese kendi deneyimini bizzat yaşamasını tavsiye ederim. Benim en büyük şansım
kuşkusuz ki Narınç Ataman gibi muhteşem bir koçla tanışmam oldu. Konuşmayı bırakın,
kendisini gördüğünüz anda enerjinizi yükselten, gününüzü, zihninizi değiştiren, ışık dolu bir
insan. Seanslara neredeyse koşarak gittiğimi ve her seferinde içime adeta güneş doğmuş
hissiyle çıktığımı söylesem abartıyor olmam. Kendisinin çok başarılı bir koç, çok iyi bir insan
ve bu hayat yolunda insanların benliğine dokunmasını başarabilen özel biri olduğunu
söyleyebilirim. Eğer kendisiyle tanışma şansına erişirseniz siz de enerjisine hayran
kalacaksınız. 

 

(Müge Öztürk, Reklam Sektörü)

 

 

 


Sayın Narınç Ataman ile çok faydalı ve eğlenceli 4 seanslik bir koçluk süreci yaşadık. Narınç
Hanım, bu seanslar boyunca beni içinde bulunduğum (ve pek çoğumuzu sıkı sık bulunduğunu
tahmin ettiğim) kısa vadeli düşüncelerin, ön yargıların, günlük uğraşların ve dertlerin içinden
çekip çıkarmasını bildi ve şöyle bir rahatlayıp tüm olaylara tepeden bakarak onları çok daha
geniş bir perspektiften görmemi sağladı. Daha da önemlisi, bu işlemi dolayısı ile rahatlamayı
sık sık yapmamı sağlayacak düşünsel mekanizmalar yaratmamda yardımcı oldu. Şimdi ne
zaman başım sıkışsa ve karamsar bir tablo ile karşı karşıya kalsam koçluk seanslarında Narınç
Hanım’ın uyguladığı düşünsel yöntemleri aklıma getiriyor ve o tablonun geniş yaşam
yelpazemizde o kadar da önemli olmadığını ve belki de bir zaman sonra geriye bakıp
güleceğimiz olaylardan ibaret olduğunu rahatlıkla görebiliyorum. Hayatımızda mutlaka
bulunması gereken amaçlar, sözde modern yaşamın yoğun koşuşturması içinde onlara
ulaşmak için kullanılacak araçlarla pek sıklıkla yer değiştirebiliyor ve bu durum bizi
amaçlarımızdan çok farklı yerlere sürükleyip götüren bir sele dönüşüyor. Bu sele kapılmamak
için mutlaka daha yükseklerden ve geniş bir açıdan bakabilen yeni bir göz’e ihtiyaç var. Evet,
bu koçluk deneyimden elde ettiğim şey kesinlikle bu üçüncü “göz ve bunun için Sayın Narınç
Ataman’a ne kadar teşekkür etsem azdır. 

 

(Nail Kurt, Genel Müdür & CEO FNSS Savunma Sistemler A.Ş.)

 

 


This is my idea of coaching! I had a great experience with Narınç’s direction and guidance. I
did have a bit of earlier information about coaching but after first few sessions with Narınç, I
was really fascinated. I learned how to plan and co-ordinate all aspects of my life. After every
session, I felt uplifted and empowered to tackle many challenging aspects of my main
blockages. I have been very happy with Narınç and continue to co-operate with her in making
my life better. 

 

(Rodin Mazaheri)

 

 

 


Zaman benim için hep hızlı aktı. Çocukluğum, gençliğim, yetişkinliğim hep daha güzele
ulaşma çabasıyla geçti. Hayatın içinde yoğrulurken hangi dalgalarla boğuştum, kimse bilmez.
Hep güçlü göründüm, zamanla güçlendim de… ama hep yalnız olduğumu da biliyordum.
Öğrendim ki hayatta yalnızca birtakım şeyleri kontrol edebilmek ya da kariyer
basamaklarında yükselmeyi başarmak gerçekte bir işe yaramıyor. Ne kadar adım atarsak
atalım, mutluluk hep bir adım uzakta… 2008 yılında başladım Narınç Ataman ile çalışmaya.
Koçluk görüşmelerinde hayata bakış açımda ve olayları yorumlamalarımda değişiklikler
meydana geldi. Benim için mutluluk güzelliklerin içinde huzurla karışık nefes alabilmekti. Bu
görüşmelerde koçumla birlikte, benim dış dünyayı algılama biçimimde mutsuzluğa neden
olan pradigmalarımı kalıcı olarak değiştirmeme yarayacak pratik yollar keşfettik. Örnek
olarak; eşimle tartışırsam “Haklılık mı, Mutluluk mu?” düsturuyla hareket edip mutluluğuma
gölge düşürecek ortamlardan uzak durumaya başladım. Moralimi bozmamayı, -hatta bu
saldırıları savuşturabilmeyi- ya da incinmemeyi, diğerlerinin beni iletişim kuramayan, ukala,
alıngan biri gibi gösterme gayretlerini aşabilmeyi yine koçluk görüşmeleri sayesinde
başarabildim. Zaman zaman ortamımızda oluşan iletişim engellerini koçlarla paylaşmak, bize
engelleri aşmaya yönelik çaba gösterme, yeni bakış açıları geliştirme ya da fırsatları

değerlendirme bilinci sağladı. Eksiliyor insan hayatın içinde, zaman eksiltiyor. Eksilmemek
adına zaman yönetimi, çok önemli. Koçluk görüşmeleri sırasında verilen pratik çözümler ve
uygulamalarla zaman yönetimi sorununun kolaylıkla aşıldığını gördüm. Kendimce “şahane
bir insan” olmak istiyordum. Çünkü şahane biri olmak; gençlikten, güzellikten ya da
entelektüellikten kaynaklanmıyor; -tıpkı koçum gibi- hanımefendilikten, zariflikten ve
ağırbaşlılıktan kaynaklanıyor. Naiflik ve yumuşaklıkla, insanlara daima iyi niyet beslemek ve
kimseyi incitmeden doğruları yaşamak önemliydi. Yollardaki küskün, dağılmış, suçlanmış,
donmuş yüzlere kendi yüzümü eklemek istemiyordum. Artık bilinçaltımı, öyle dağınık,
açıklanmaya muhtaç izlenim ve çıkarımların durduğu bir yer olarak düşünmüyorum. Gerçi
kişiliğimin bir yönüyle afacan, eğlenceli, sakar, biraz da patavatsız olduğunu biliyorum. Diğer
yönü ise tutucu, çekingen ve sıkıcı. Ancak kişiliğimi bütünleyebildiğimde yani ikisi el ele
verdiğinde dengeli ve huzurlu olabiliyorum. Bilincim hayatımla ilgili sorunlarıma pratik
çözümler bulabiliyor. Bazen yüzeysel kalıyor belki ama rahatlatıcı da… Koçluk sürecini
yaşamak harika bir deneyimdi. Hayatımın en zor zamanlarında, derin sevgisinin yanı sıra
güçlü ve olgun zekâsıyla Narınç Hanım’ın desteğini almak, yeniden sukûnetimi sağlamakta
ve dengemi bulmakta çok yararlı oldu. Kendisine müteşekkirim. 

 

(Sevinç Aksay Albuz, Milli Eğitim Bakanlığı)

 

 


Narınç Ataman ile 2012 yılında henüz bir üniversite öğrencisiyken bir gönüllü projede
tanıştım. Daha ilk tanışmamızda enerjisinden, iletişiminden ve harika hanım efendiliğinden
inanılmaz etkilendim. O zaman Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümünü henüz
kazanmıştım. Şimdi artık mezunum ve iş yaşamına başladım.
Yaptığımız koçluk görüşmeleri bana pek çok şey kattı. Her şeyden önce bana sistematik
düşünme alışkanlığı kattı. Eskiden başarmak için kendi içime dönmeye çalışırdım fakat her
şey karman çorman olurdu kafamda, şimdi ise her şey daha sistematik. İnsanlarla uyumlu
olmayı beceremezdim. Nasıl uyumlu olacağım konusunda yaptığımız çalışmalarla insanlarla
uyumlu olabilme özelliğimi geliştirdim.


Şimdi kendine çok güvenen, rahatça sosyal olabilen uyumlu bir bireyim. Aynı zamanda bir
çok liderlik özelliğimi keşfettim ve geliştirdim. Zaman yönetimi üzerine de yaptığımız
çalışmalarla, vaktimi daha iyi değerlendiren bir kişiliğe sahip oldum. Zor bir bölümü
okumakla birlikte birçok eğitimi ve faaliyeti (kimi zaman koordinatör olarak) yürütebilir hale
geldim. Kendimi her zaman çok şanslı hissettim, birçok şey kazandım fakat her şeyden önce
kendime sorular sormayı öğrendim ve bu sayede kendi içime yönelebilmeyi başardım. İyi ki
Narınç Hanım’la tanışma ve birlikte çalışma fırsatı yakalamışım. (Y. Menteşe)

 

Narınç Ataman’dan 6 seans koçluk hizmeti aldım. Koçluk, kör bir gence yol gösteren cihazlar
gibi. Koçluk bana mantıklı düşünmeyi öğretti, hedefime nasıl yürüyebileceğimi gösterdi.
Gittiğim her seansta daha fazla etkilendim, ve en önemlisi bu süreçte önem verdiğim fakat
ertelediğim bazı şeylere başlama kararı aldım.
Seanslarda genelde ben konuştum, koç çok güzel ve yerinde sorular sorarak benim kendi
kendime düşünmemi sağladı. Bu bence en ilginç olan durum çünkü koçlukta hiç bir öneri yok,
insanın kendi kendine daha sağlıklı düşünmesini sağlıyor, çözümü yine içinde bulmanı
sağlıyor. Bu sebeple benim iç dünyamı etkilediğini kolaylıkla söyleyebilirim.

 

(K. Güzelyurt, ODTÜ)

 

 


Narınç Ataman’dan aldığım 6 seans koçlukla benliğimin farkına vardım.
Kendimi nasıl tanıyacağımı ve bir konuda gerçekten ne istediğimi anlamak için
kendime nasıl sorular sormam gerektigini öğrendim. Başıma ne gelirse
gelsin o durumla nasıl baş edeceğimin yolunu öğrendim. Kendimde değiştirmek,

gelistirmek istedigim bir yön var mı bunu bulmanin ve geliştirmenin yolunu
öğrendim. Artık neleri önemsediğimi daha iyi biliyorum. Bunlar bana kendimi
daha güvende hissettiriyor, özgüvenimi tazeliyor.
Bu 6 seans benim hayatımda önemli bir iz bıraktı diyebilirim. Seanslarda
gorustugumuz konuları hayatım boyunca aklımdan çıkarmayacağım ve daima
kullanacağım. Son seansımda koçumla bir fotoğraf çektirdim ve bu fotoğrafı
çerçeveletip çalışma masamdaki aile fotoğrafımın yanına koydum. O fotoğrafa
baktıkça koçumun bana kattığı her şey zihnimde tazeleniyor, bir bakışıyla bana
çok şeyleri hissettirdiği anları hatırlatıyor.

 

(A.K.K. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi)

 

 


Gündelik hayatımı düzenlemede sıkıntılar yaşıyordum ve Narınç Ataman ile birlikte yaptığım
görüşmeler neticesinde zamanı kendim yönetebileceğimi, gündelik hayatıma yön
verebileceğimi gördüm ve bunu uygulamaya başladım. Günü planlı yaşamanın rahatlığının
farkına vardım, böylece koşuşturmacadan dolayı yaşamış olduğum günün stresini de büyük
ölçüde azaltmış oldum, önceliğimi önemli ve acil işlerime ayırarak zaman kaygımı önemli
ölçüde azalttım. Ayrıca bir diğer konu insanlarla olan iletişimimde kendim gibi olamadığım,
dik duramadığım, karşıdan gelen hamlelere karşın etkin bir savunma yapamayıp içime attığım
ve bunun neticesinde bir süre sonra patlama yaşadığım olaylar üzerineydi. İlişkilerim
istediğim gibi yürümüyordu, insanlar saygısızlık yapıyor ve buna tahammülüm git gide
azalıyordu. Konuşmalarımız süresince insanlardan önce kendim değişebileceğimi, onların her
hareketini üzerime alınmayıp bazen gerçekten de kasıtsız farkında olmadan yapılmış
hareketler olabileceğinin farkına vardım. Kasıtlı hareketlere karşın da onlara sorarak, yaptığı
ya da söylediği şeyi nötr bir şekilde ifade ederek rahatsız olduğumu dile getirme
farkındalığına eriştim ve uygulamaya başladım. İlişkilerim eskisine göre daha sağlıklı
yürümeye başladı.


Tüm bunlar bakış açımı genişletti, daha geniş bir perspektiften bakabilmenin rahatlığı
üzerimde güzel bir atmosfer yarattı. İnsanlarla olan ilişkilerimde onlara kırıldığım,
gücendiğim zaman onlara yaptığı şeyi nötr bir biçimde ifade ederek sormayı ve rahatsızlığımı
dile getirmeyi uygulamaya başladım ve olumlu sonuçlar aldım. Dik durmaya, kendimi
savunmaya başladım. Konuşmalar neticesinde bakış açımın genişlediğini hissettim ve eskisine
göre daha 
özgüven sahibi bir birey olduğumu hissediyorum. Bunlara ek olarak yeni bir bakış açısı
kazandım, ufkum genişledi, problemlerimi çözmede etkin yollar kullanabilme farkındalığına
eriştim.

 

(H.B. Ankara Tıp)